Yolcu konforu yalnızca ısıtma, soğutma ve havalandırma işlevleriyle sınırlı değildir; alçak irtifalarda uçuş sırasında ve yerdeki operasyonlarda nem kontrolünü de kapsar. Özellikle sıcak ve nemli iklim koşullarında, zeminde çalıştırma esnasında oluşan nemin uzaklaştırılması ve bu süreçte ortaya çıkan gizli ısının giderilmesi için yeterli kapasite ve uygun ekipman sağlanmalıdır.
Nüfusun yoğun olduğu bölgelerde bağıl nem oranı genellikle %30 ile %60 arasında değişir. Nem oranının yüksek ve sıcaklıkla birleştiği koşullar, kısa sürede rahatsızlık hissine neden olurken; düşük nem seviyeleri daha geç fark edilir. Hem düşük hem de yüksek nemli ortamlar, yolcular ve özellikle performansları kritik öneme sahip mürettebat üyeleri için fizyolojik rahatsızlıklara yol açabilir. Yüksek nem aşırı terleme, solunum artışı, baş ağrısı ve yorgunluk gibi etkilere; düşük nem ise burun ve boğaz kuruluğu, solunum zorlukları ve göz kuruluğu gibi problemlere neden olur.
Ayrıca, pencerelerde, ön camlarda ve ısı ile ses yalıtımı bölgelerinde oluşabilecek yoğuşma, elektronik ekipmanlara zarar verebilir. Bu nedenle, nem kontrolünün doğru şekilde sağlanması büyük önem taşır. Kabin havasına doğrudan maruz kalan metal parçalar veya yüksek ısı iletkenliğine sahip malzemeler, düşük irtifalarda uçan ve dış yüzeyleri soğuyan uçaklarda uygun biçimde yalıtılmalıdır.
Yüksek İrtifalarda Uçan Uçaklarda Nem
Yüksek irtifalarda uçak yapısının aşırı soğuması sonucu lokal sıcaklıklar çiğlenme noktasının altına düşebilir.
Çiğlenme noktası; hava basıncı ve su içeriği sabitken, havanın su buharına doygun hale gelmesi için ulaşması gereken sıcaklıktır.
Bu sıcaklığın altına düşüldüğünde su buharı yoğunlaşarak sıvı forma geçer ve “çiğ” oluşur.
Yoğuşma Suyunun Diğer Etkileri
Yoğuşma, uçak sistemlerinde hem yapısal hem fonksiyonel sorunlara yol açabilir:
- Uçak içinde yağmur etkisi: Kondens suyu, kabin tavanından veya panel birleşimlerinden damlayabilir.
- ECS ekipmanında hasar: Korozyon veya dönen ekipmanlara su girişi arızalara neden olur.
- Elektrik kısa devreleri: Nem, elektrik sistemleri için kritik bir risk oluşturur.
- Pencereden görüş kaybı: Yoğuşma, görsel alanı kısıtlayabilir.
Yapısal yoğuşma:
-
- Islak yalıtım örtüleri
- Sintinede su birikmesi
- Dış cidarda buzlanma
Hava Taşıtlarında Nem Ölçümü
Kabin nemi; ortam nemine, havalandırmaya ve yoğuşma koşullarına bağlı olarak değişir.
Nem ölçümünde aşağıdaki değerler esas alınır:
- Yaş Termometre Sıcaklığı: Sabit basınçta suyun havaya buharlaşmasıyla havanın soğuyabileceği en düşük sıcaklıktır.
- Kuru Termometre Sıcaklığı: Radyasyondan ve nemden korunmuş, serbest havaya maruz bir termometre ile ölçülen hava sıcaklığıdır.
Nem ve Kirlilik Giderme Çözümleri
Genel ECS Çözümleri (Tüm ECS türleri için geçerlidir):
- Alçak noktalarda ve kanallar boyunca yardımcı tahliye (drenaj) hatları kullanılması.
- Soğuk hava çıkışlarında metal olmayan malzemelerin tercih edilmesi.
- Hava ile temas eden metal yüzeylerin yalıtılması.
- Hatların, su birikimini önleyecek şekilde eğimli ve yönlendirilmiş tasarlanması.
Hava Çevrim Sistemleri:
- Düşük Basınçlı Su Ayırıcılar: Küçük su damlacıkları toplanır, dışarı atılır veya ısı eşanjörüne yönlendirilerek verim artırılır.
- Yüksek Basınçlı Su Toplayıcılar: Hava kondansatörle soğutulur; su damlacıkları santrifüj etkisiyle ayrıştırılır.
Buhar Çevrim Sistemleri (VCS):
- VCS sistemleri, basınçlı bölmelere yerleştirilebilir.
- Evaporatörler, havayı soğutur ve yoğuşma suyunun kolayca tahliyesini sağlar.
Nemlendirme
Yüksek irtifalarda uzun süre görev yapan uçaklarda nemlendirme sistemleri gerekebilir.
Kabin bağıl nem oranının %30–60 aralığında tutulması idealdir; ancak yüksek irtifalarda bu değer genellikle %20 civarında sınırlandırılır.
Bu, hem yoğuşmayı önler hem de mürettebat konforunu dengeler.
Nemlendirme şu yöntemlerle sağlanabilir:
- Sprey püskürtmesi
- Mekanik aerosol üreteçleri
- Buhar püskürtmesi
- Membranlı nemlendiriciler
- Emmeli nemlendiriciler
TASECS, tüm bu nem ve kontaminasyon kontrol süreçlerinde; su ayırıcılar, filtreleme çözümleri ve aktif nem yönetim teknolojileri geliştirerek kabin içi hava kalitesini uluslararası standartlara uygun biçimde garanti altına almaktadır.
